April 04
ERKEKLER NEDEN YALAN SÖYLER
Birgün ormancının biri, dalları nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür. "Aman tanrım" diye bağırdığında birden karşısına nehirler tanrısı belirir ve "Ne diye bağırıyorsun?" der. Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler.
Nehirler tanrısı suya dalar ve elinde bir altın balta sorar tekrar belirir. "Baltan bu muydu?" diye sorar. Ormancı "hayır" diye cevaplar. Tanrı suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "baltan bu muydu?" ormancı yine "hayır" diye cevaplar. Tanrı suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "baltan bu muydu?" ormancı "evet" der. ormancının dürüstlüğü tanrının çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir.
Ormancı mutlu bir şekilde evine döner. bir zaman sonra ormancı eşiyle birlikte nehir boyunca yürürken karısı suya düşer ve ormancı "aman tanrım" diye bağırır. Nehirler tanrısı yine belirir ve sorar. "ne diye bağırıyorsun?" ormancı "karım suya düştü" der. Tanrı suya dalar ve Jennifer Lopez le birlikte geri döner. "senin karın bu mu?" diye sorar. Ormancı "evet" der. Tanrı ciddi sinirlenmiştir. "yalan söylüyorsun. Gerçek bu değil" der. Ormancı "özür dilerim tanrım. ortada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin. O na da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin.
Tanrım... ben fakir bir adamım ve üç karımın sorumluluğunu taşıyabilecek durumda değilim. Jennifer Lopez’e evet dememin sebebi budur."
Bu masalın anafikri: Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa bunun iyi ve saygın bir nedeni vardır ve bu da başkalarının yararı içindir.
September 14
Haşir meydanındaki insanlar, ebed ülkesine uçmak için sabırsızlanıyordu. Peygamberler, şehitler ve büyük veliler için herhangi bir problem yoktu. Ancak diğerleri, "Elli bin sene sürer" denilen bu yolu, dünyadaki hayatlarının karşılığı olan bir vasıta ile aşmak durumundaydı. Her insan, sevap ve günahlarını ortaya döküp ince hesaplar yaparken, sermayeleri yetmeyen bazı gençler bir araya geldi ve kendilerine gözcülük eden meleğe başvurarak:
Bizler, dünyada iken meşhur bir yarışmaya katılmış ve ellerimizi günler boyu süren bir sabırla lüks arabaların üzerinden çekmeyerek onları kazanmıştık, dedi. Bu gayretimize karşılık o arabaların verilmesini istiyor ve bu zorlu yolu onlarla aşmayı planlıyoruz.
Melek, yarışmanın detayını öğrendikten sonra:
Yanlış şeye dokunmuşsunuz, dedi. Sizin arabanız, o yolda gitmez.
Gençler, biraz ilerideki insanları göstererek:
Şuradaki insanların da bir şeylere dokunduğu söyleniyor, diye itiraz etti. Ama şimdi Cennet?e uçuyorlar.
Evet!.. dedi, melek. Onlar da dokundular. Hem de günde sadece bir saatçik.
Bir saat mi?..diye atıldı gençler. Oysa bizler günler boyu çekmedik elimizi. Uyumadık, aç kaldık, nerdeyse ölüyorduk. Peki onlar nelere dokundular?
Seccadeye, dedi melek. Küçük bir seccadeye. Şimdi ise onlarla uçuyorlar.