tuğba's profileWELCOME TO MY ADDRESSPhotosBlogListsMore Tools Help

tuğba ırmak

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!

 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

 

 

CANIM EFENDİM

 

Güzelmiş çirkinmiş önemli değil,
Ben ona aşığım onu isterim.
Aklıma bin türlü çılgınlık gelir,
kalbe söz geçmiyor canım efendim.

Bir kuru selamı gönderebilse,
yakarım bu canı eğer benimse,
Alamaz elimden azrail gelse,
Ben ona vurgunum onu isterim,
kalbe söz geçmiyor canım efendim.

Herşeyi bir yana atacak kadar,
Uğrunda sürgüne gidecek kadar,
Kendimi ölüme atacak kadar,
Ben ona vurgunum onu isterim,
kalbe söz geçmiyor canım efendim.

Bir kuru selamı gönderebilse,
yakarım bu canı eğer benimse,
Alamaz elimden azrail gelse,
Ben ona vurgunum onu isterim,
kalbe söz geçmiyor canım efendim.


 

 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Picture of Anonymous
recep wrote:
erkeklermi yalan söyler?????????   yoksa kadınlarmı???????????
May 12


Denizde yol alan bir gemi gibidir aşk.
Azgın sularla boğuşarak geçer hayatı,
her adaysa yeni bir sevgilidir onun için.
Rotası belirsizdir.
Gördüğü her adaya ebedi mutluluğu bulacağı
ümidiyle demir atar.
Uzun süre denizde kalırsa eğer
yalnızlık dalgasının onu alabora
edebileceği korkusuyla yaşar hep.
Yolculuğu sırasında birçok ada çıkar karşısına
ve herbirinde farklı farklı güzellikler.
İçlerinden birkaçı, gemiyi çekiciliğiyle kendine bağlar.
İşte mutluluk budur der gemi
Ve düşünmeden demir atar o adanın limanına.
Bir süre kimsecikler uğramaz yanlarına,
Mutludurlar ada ve gemi.
Derken yeni gemiler görünür ufukta,
yeni gemiler demir atar
o adanın ihtişamına kapılıp limanına.
Uzun sürmeyecektir mutlulukları.
Gemi, ihanet ve kavgayla tanışır orada.
Yapacak hiçbir şey yoktur artık
sessizce ordan uzaklaşmaktan başka.
Yeniden yelken açmaya karar verir,
korkularıyla yüzleşmek için
yalnızlık okyanusuna
ve bir ada çizer rotasına.
Öyle bir yer ki,
gemilerin ona yaklaşmaya cesaret edemeyeceği,
ıssız ve kirletilmemiş bir ada.
Böyle bir yer varmıdır, yokmudur bilmeden.
Yalnızlık yelkenlerini
aşacak kadar yükselir bir ara.
Çaresizdir gemi.
Yalnızlığa yenilmemek için çırpınır.
Yorgun düşer gözleri.
Sonrasında derin bir uyku kaplar bedenini.
Uyandığında karşısına taşla örtülü,
sessiz ve ürkütcü bir ada çıkar.
Çaresiz yaklaşacaktır o adaya.
Az ileride dar bir boğaz görür.
Aydınlık bir odaya açılan kapıyı andıran.
Oradan içeri süzülür.
Gördüklerine inanamaz gemi,
kapının ardı, saklı bir cennet gibidir.
Yıllardır sahibini bekleyen gizli bir cennet.
Düşünür ki meğer ne kadar da boşmuş güzellikte
mutluluk arayışları.
Kararlıdır,
bir ömür orada kalacaktır
Öylede olur.
O günden sonra,
hiçbir gemi cesaret edemez yaklaşmaya
görüntüsü çirkin, derinlikleri ise huzur dolu
aşıklar adasına...

Oct. 27

WELCOME TO MY ADDRESS

YARADILANI SEV YARADANDAN ÖTÜRÜ
Photo 1 of 11
No list items have been added yet.
HEPSİ ÇOK GÜZEL BAYILIYORUM BU ŞARKILARAA
No list items have been added yet.
April 04

ERKEKLER NEDEN YALAN SÖYLER ???

ERKEKLER NEDEN YALAN SÖYLER

Birgün ormancının biri, dalları nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür. "Aman tanrım" diye bağırdığında birden karşısına nehirler tanrısı belirir ve "Ne diye bağırıyorsun?" der. Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler.

Nehirler tanrısı suya dalar ve elinde bir altın balta sorar tekrar belirir. "Baltan bu muydu?" diye sorar. Ormancı "hayır" diye cevaplar. Tanrı suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "baltan bu muydu?" ormancı yine "hayır" diye cevaplar. Tanrı suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "baltan bu muydu?" ormancı "evet" der. ormancının dürüstlüğü tanrının çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir.

Ormancı mutlu bir şekilde evine döner. bir zaman sonra ormancı eşiyle birlikte nehir boyunca yürürken karısı suya düşer ve ormancı "aman tanrım" diye bağırır. Nehirler tanrısı yine belirir ve sorar. "ne diye bağırıyorsun?" ormancı "karım suya düştü" der. Tanrı suya dalar ve Jennifer Lopez le birlikte geri döner. "senin karın bu mu?" diye sorar. Ormancı "evet" der. Tanrı ciddi sinirlenmiştir. "yalan söylüyorsun. Gerçek bu değil" der. Ormancı "özür dilerim tanrım. ortada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin. O na da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin.

Tanrım... ben fakir bir adamım ve üç karımın sorumluluğunu taşıyabilecek durumda değilim. Jennifer Lopez’e evet dememin sebebi budur."

Bu masalın anafikri: Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa bunun iyi ve saygın bir nedeni vardır ve bu da başkalarının yararı içindir.



September 14

DOKUNUŞ

Haşir meydanındaki insanlar, ebed ülkesine uçmak için sabırsızlanıyordu. Peygamberler, şehitler ve büyük veliler için herhangi bir problem yoktu. Ancak diğerleri, "Elli bin sene sürer" denilen bu yolu, dünyadaki hayatlarının karşılığı olan bir vasıta ile aşmak durumundaydı. Her insan, sevap ve günahlarını ortaya döküp ince hesaplar yaparken, sermayeleri yetmeyen bazı gençler bir araya geldi ve kendilerine gözcülük eden meleğe başvurarak:
Bizler, dünyada iken meşhur bir yarışmaya katılmış ve ellerimizi günler boyu süren bir sabırla lüks arabaların üzerinden çekmeyerek onları kazanmıştık, dedi. Bu gayretimize karşılık o arabaların verilmesini istiyor ve bu zorlu yolu onlarla aşmayı planlıyoruz.
Melek, yarışmanın detayını öğrendikten sonra:
Yanlış şeye dokunmuşsunuz, dedi. Sizin arabanız, o yolda gitmez.
Gençler, biraz ilerideki insanları göstererek:
Şuradaki insanların da bir şeylere dokunduğu söyleniyor, diye itiraz etti. Ama şimdi Cennet?e uçuyorlar.
Evet!.. dedi, melek. Onlar da dokundular. Hem de günde sadece bir saatçik.
Bir saat mi?..diye atıldı gençler. Oysa bizler günler boyu çekmedik elimizi. Uyumadık, aç kaldık, nerdeyse ölüyorduk. Peki onlar nelere dokundular?
Seccadeye, dedi melek. Küçük bir seccadeye. Şimdi ise onlarla uçuyorlar. 
  

YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT.......

Image Hosted by ImageShack.us
 
 
Image Hosted by ImageShack.us                      Image Hosted by ImageShack.us  
 Image Hosted by ImageShack.us
 
by 
by 
by